Eğlence
26 Mayıs 2021Her gün öğleden sonra The Sandman'den günlük çekimlerin izlemeye hazır olduğunu haber veren bir e-posta alıyorum. Günün en güzel kısmı bu oluyor. İki haftada bir ise bir bölümün bittiğini ve izlemem için hazır olduğunu haber veren bir e-posta alıyorum. Ayın en güzel kısmı da bu oluyor.
The Sandman uyarlamasının hayata geçiyor olması ise... Söyleyecek söz bulamıyorum, sonuçta bu The Sandman. Her şeyin ötesinde, en güzel şey bu.
Bildiğiniz gibi The Sandman, benim aynı adlı çizgi roman serimden uyarlanıyor. The Sandman'de çağdaş kurgu, tarihî drama ve efsane kusursuzca iç içe geçiyor. Modern mitoloji ile karanlık fantezinin zengin bir harmanı olan yapım hem Rüya Tanrısı Morpheus'un uzun varoluşu boyunca yaptığı kozmik ve insani hataları onarma sürecinin hem de onun yaptıklarından etkilenen insanların ve yerlerin öyküsünü aktarıyor.
Hepinizin bildiği gibi Endless ailesinden Dream'i Tom Sturridge, Lucifer'ı Gwendolyn Christie, Cain ile Abel'ı Sanjeev Bhaskar ve Amid Chaudry, Roderick Burgess'i Charles Dance, Lucienne'i Vivienne Acheampong ve Corinthian'ı Boyd Holbrook canlandırıyor.
Ancak daha duyurulacak pek çok rol var. Bunlardan bazılarını ve bu kişileri seçerken neler düşündüğümüzü size anlatmanın eğlenceli olacağını düşündüm.
DEATH – Dream'in daha bilge, daha kibar ve çok daha hassas kız kardeşi. Oyuncu seçimi hayal edebileceğinizden (en azından benim hayal ettiğimden) çok daha zor oldu. Gezegenin her yerinden yüzlerce yetenekli kadın seçmelere katıldı ve hepsi de harikaydı; fakat hiçbiri doğru kişi değildi. Bir yandan Dream'e gerçekleri söyleyebilecek, diğer yandan da hayatınız sona erdiğinde buluşmak isteyeceğiniz kişi olmalıydı. Ardından Kirby Howell-Baptiste'nin seçmelere gönderdiği videoyu izledik ve o anda Death'i bulduğumuzu anladık.
DESIRE – Dream'in kardeşi ve her ne isterseniz isteyin, her kim olursanız olun, istediğiniz her şeyi temsil eden kişi. Desire aynı zamanda Dream için sorun demek. Aileler karmaşıktır. Oyuncu arayışına daha yeni başladığımız sırada Mason Alexander Park Twitter üzerinden bize ulaştı ve bu role talip olduğunu söyledi. Rolü aldığında hepimiz çok mutlu olduk.
DESPAIR – Desire'ın ikizi, Dream'in kız kardeşi. Endless ailesinin en kasvetlisi olan Despair, tüm umudun tükendiği anı temsil ediyor. Bu karakteri canlandıracak Donna Preston'ın performansı hem tüyler ürpertici hem de hüzünlü. Acısını derinden hissedeceksiniz.
JOHANNA CONSTANTINE – On Sekizinci Yüzyıldan bu esrarengiz ve maceraperest kadın, John Constantine’in büyük büyük büyükannesi. Bu Sandman karakteri öyle popüler oldu ki, sadece ona özel bir çizgi roman serisi bile yaratıldı. Onu geçmişte John Constantine'in sahip olduğu rolü doldurması için yarattım. Birinci sezonu masaya yatırdığımızda, geçmişte Johanna ile karşılaşmış olacağımızı bildiğimizi de hesaba katarak, şimdiki zamanda da onun bir versiyonuyla karşılaşsak ne olacağını merak ettik. Bunu denediğimizde senaryo çok daha ışıltılı, canlı ve farkl yönlerden daha da eğlenceli bir hâle geldi. Bu karakteri yazdığımız için, onu oynayacak birini de bulmamız gerekiyordu. Jenna Coleman bize hayallerimizdeki Johanna'yı sundu: Çetin ceviz, zeki, dalavereci, esrarengiz ve muhtemelen lanetli.
ETHEL CRIPPS – Roderick Burgess'in aşkı, John Dee'nin annesi, çizgi romanda küçük fakat hayati bir role sahip olmasına rağmen hikâyemizi anlattıkça daha fazla önem kazanan bir karakter. 1920'lerde ve 30'lardaki hâlini, yani ihanete uğramış ve hayatta kalmaya çalışan azimli genç kadını Niamh Walsh canlandırıyor. Günümüzde ise artık yüzlerce kimliği ve binlerce yalanı olan bu kadına muhteşem Joely Richardson hayat verecek.
JOHN DEE – Ethel'ın oğlu, tehlikeli bir adam. Çok uzun zaman önce delirtilmişti. Şimdi ise dünyayı mahvedebilecek Gerçeğin peşinde. Bu karakter için izlerken hem kalbinizi kıracak hem sempati duyacağınız hem de sizi en karanlık yerlere götürebilecek bir oyuncuya ihtiyacımız vardı. Ne şanslıyız ki, bu rolü David Thewlis aldı.
Şimdi, ikinci büyük Sandman hikâyesi olan The Doll's House'u (Bebek Evi) çekiyoruz. Bu hikâyedeki karakterler:
ROSE WALKER – çaresizce kayıp erkek kardeşini arayan bu genç kadın, varlığından haberdar olmadığı ailesini buluyor ve Dream ile aralarında ikisinin de kaçamayacağı bir bağ olduğunu keşfediyor. Bu karakter için son derece tehlikeli yerlere girerken sizi endişelendirecek ve onu önemsemenizi sağlayacak genç bir oyuncuya ihtiyacımız vardı. Sonuçta Boyd Holbrook'un canlandırdığı Corinthian onu bekliyor. Kyo Ra, Rose olarak tam da bunu başardı.
LYTA HALL – Rose’un arkadaşı olan bu dul genç kadın, kocası Hector'un yasını tutuyor. Ancak Rose, Hector'un Lyta'nın rüyalarına girmeye başladığını ya da tuhaf şeyler olduğunu bilmiyor. Lyta'yı Razane Jammal canlandırıyor ve muhteşem bir performans ortaya koyuyor.
UNITY KINKAID - Bu mirasçı kadın, Rose'un esrarengiz velinimeti. Bir yüzyılı uyuyarak geçirdikten sonra uyanıyor ve tüm hayatını kaçırdığını anlıyor. Bu karakteri Sandra James Young canlandırıyor.
GILBERT – Rose Walker'ın zarif koruyucusu. Tam bir paradoks olsa da, bu bastonlu ihtiyarın elinden her iş gelir. Stephen Fry İngilizler için tam bir Millî Hazine ve bazen onun aynı zamanda olağanüstü bir aktör olduğunu unutuyoruz. Günlük çekimleri izlerken onu kostümü ve makyajıyla görmek gözlerimi kamaştırdı. Sanki çizgi romanım canlanmış gibiydi.
MATTHEW – Dream’in güvenilir ajanı. Bir kuzgun. Hayvanlarımızın bilgisayar destekli animasyonla oluşturulmasını bekliyordum ancak günlük çekimler gelmeye başladığında hem çok şaşırdım hem de müthiş mutlu oldum. Dream resmen bir kuzgunla konuşuyordu. Ama kuzunlar aslında konuşmaz. Acaba ölmüş ve artık Rüyalar Âleminde bir kuş olan, neler olduğundan pek de emin olmayan birini önemsemenizi sağlayabilecek bir oyuncu bulabilir miydik? Veya tüm bunlar iyi bir fikir miydi? Peki kendisi de bir Sandman hayranı olan ve zamanında Sandman çizgi romanlarını imzalatmak için sırada beklemiş bir seslendirme sanatçısı bulabilir miydik? Tüm bu soruların cevabı, Patton Oswalt sayesinde "evet" oldu. Patton, yapımda rol alması için ilk görüştüğümüz ve The Sandman'i Netflix'e sunmadan bir gün önce oyuncu kadrosuna aldığımız ilk kişi oldu.
Elbette burada sıraladıklarımdan çok daha fazla harika ve felaket oyuncu seçmelerimiz oldu. Bazı sırlar da bize kalsın. The Sandman'i izlemeye başlamanız için sabırsızlanıyorum.
