İçeriğe geç

Net Sıfır Emisyon + Doğa: Çevreye Yönelik Taahhüdümüz

Net Sıfır Emisyon + Doğa: Çevreye Yönelik Taahhüdümüz

Güncelleme 30 Mart 2022: Kaydettiğimiz ilerlemeye ilişkin güncellemeyi bu blogda ve 2021 Çevre, Sosyal ve Yönetişim Raporumuzda bulabilirsiniz.

Güncelleme 2 Kasım 2021: Bu makale azaltım stratejimizdeki değişiklikleri yansıtacak şekilde güncellenmiştir.

Kısa süre önce kurum içi emisyon azaltımımız ve programımızın diğer yönleriyle ilgili önemli güncellemeleri paylaşmıştık. Daha fazlasını buradan okuyabilirsiniz.

Güncelleme 16 Mayıs 2021: Bu makale, uzmanlardan oluşan bağımsız danışma grubumuza katılan iki yeni ismi içerecek şekilde güncellenmiştir.

Doğanın ekosistemini ve bu sistemlerin gezegenimize nasıl ücretsiz olarak yaşam desteği sağladığını araştırmak için bilimsel görevlerle Kenya, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerde bulundum. İnsanlık bu sistemleri birer birer zayıflatırken bu bölgelerde karşılaştığım insanlar bana kendi hayatta kalma mücadelelerini anlattı. Bu öyküler, benim düşünce biçimimi derinden etkiledi. Ardından 2009'da dünyanın ilk bilim temelli iklim hedefi metodolojisini geliştiren ekipte yer aldım. Bugün 1000'den fazla şirket bu hareketin içinde yer alıyor.

Bugün bilime ve öykü anlatımına duyduğum tutkuyu, dünyayı eğlendirmeyi hedeflediğimiz Netflix'te bir araya getirme fırsatı yakaladığım için kendimi şanslı hissediyorum. Ancak eğlence için öncelikle dünyanın herkes için yaşanabilir olması gerekir. Dünya genelindeki bilim insanları, iklim değişikliğinin en kötü sonuçlarından kaçınabilmek ve çocuklarımız için sağlıklı yaşam destek sistemlerinin varlıklarını sürdürmelerini sağlamak için küresel ısınmanın 1,5ºC ile sınırlanması gerektiği konusunda hemfikir. 

Bu amaca ulaşmaya yardımcı olmak için Netflix, 2022 sonlarından başlayarak her yıl sera gazı emisyonunda net sıfır hedefine ulaşacak. Net Sıfır Emisyon + Doğa adlı bir plan hazırladık. Bu plan şu şekilde işleyecek:

Adım 1: Emisyonları AZALTMA

Paris Anlaşması'nın küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırma hedefiyle uyumlu olarak, şirket içi emisyonlarımızı azaltarak işe başlayacağız. Ayrıca Bilim Temelli Hedefler Girişimi Rehberi'nde belirtildiği şekilde Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızı 2030 yılı itibarıyla %45 oranında azaltacağız.

Adım 2: Mevcut karbon depolarını KORUMA

2021 yılı sonunda şirket içinde önleyemediğimiz emisyonları, karbonun atmosfere girmesini engelleyen projelere yatırım yaparak etkisiz hâle getireceğiz. Küresel iklim hedeflerinin tutturulmasında kritik önemde olan tropik ormanlar gibi risk altındaki doğal alanları koruyarak işe başlayacağız. 

Adım 3: Atmosferdeki karbonu BERTARAF ETME

2022 yılı sonu itibarıyla kritik önemdeki doğal ekosistemlere yatırım yaparak geri kalan tüm emisyonlarımızı net sıfır değerine çekeceğiz. Otlakların, mangrovların ve sağlıklı toprakların yeniden canlandırılmasına ilişkin bu projeler diğer faydalarının yanı sıra karbonu toplayıp depolayacak projeler.

İklim taahhüdümüzün merkezinde doğa var. Christiana Figueres gibi çevre hareketi liderleri bize doğal ekosistemleri koruyup yeniden canlandıramadığımız takdirde iklim hedeflerimize ulaşamayacağımızı söylüyor. Bu yaklaşım hem ekonomimizi karbonsuz hâle getirmemiz için bize zaman kazandırır hem de bu yaşam destek sistemlerini yeniden canlandırır. 

Örneğin Oregon'daki Lightning Creek Çiftliği projesi ile "Koruma" hedefimizin pratikte nasıl uygulandığı görülebilir. Burada yaptığımız yatırım, Kuzey Amerika'nın en büyük çimen topağı çayırının korunmasına yardımcı oluyor. Kenya'da Kasigau Corridor REDD+ Projesi'ni destekliyoruz. Bu proje tehlike altındaki yüzlerce türe ev sahipliği yapan ve yerli halka kaçak avcılık gibi sürdürülebilir olmayan faaliyetlere alternatif bir gelir kaynağı sunan, kurak arazideki bir ormanı korumayı hedefliyor.  

Solda: Oregon Çayırlık Projesi; fotoğrafın hakları The Nature Conservancy ve Aaron Huey'ye aittir. Sağda: Kasigau Koridoru REDD+ projesi; fotoğrafın hakları Filip Agoo'ya aittir.

Bilim Temelli Strateji

Azaltım stratejimiz Bilim Temelli Hedefler Girişimi'nin (BTHG) belirlediği kriterlerle uyumlu. Birleşmiş Milletler Business Ambition for 1.5°C grubu dâhilindeki şirketlere katıldık. Ayrıca Paris Anlaşması'nın küresel ısınmayı 1,5ºC ile sınırlandırma hedefini gerçekleştirmeyi amaçlayan America is All In konsorsiyumunda yer alıyoruz. Bağlı olduğumuz organizasyonların eksiksiz listesini görmek için lütfen https://about.netflix.com/en/sustainability adresini ziyaret edin.

60'ın üzerinde uzman tarafından sağlanan öneriler, stratejimize şekil verdi. Bu uzmanlar, Lawrence Berkeley National Laboratory'deki araştırmacılardan ENGIE Impact'teki yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir havacılık uzmanlarına ve Natural Resources Defense Council'deki politika uzmanlarına kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. Ayrıca zamanlarını gönüllü olarak bize ayırıp bizi kışkırtan uzmanlardan oluşan bağımsız bir danışma grubu oluşturduk: 

Danışman grubumuzun bazı üyelerinin Net Sıfır Emisyon + Doğa'ya ilişkin düşüncelerinin bir kısmını aşağıda okuyabilirsiniz. Stratejimizin arkasındaki bilim ve hesaplamalara dair daha fazla bilgi almak için lütfen teknik blogumuzu ve 2020 Çevre, Sosyal ve Yönetişim raporumuzu okuyun.

Ayak izimizi anlamak

2020 yılındaki karbon ayak izimiz 1.100.000 metrik tondu. Bu ayak izinin yaklaşık yarısı, doğrudan (ör. The Midnight Sky) veya üçüncü taraf bir yapım şirketi tarafından (ör. Gezegenimiz ve Doğaya Karşı Mücadele) gerçekleştirilmiş olması fark etmeksizin Netflix markalı film ve dizilerin fiziksel yapım süreci sırasında ortaya çıkıyor. Ama ayrıca Netflix markalı olarak lisansladığımız yapımları da (ör. Ahtapottan Öğrendiklerim ve Down to Earth with Zac Efron) içeriyor.

Geri kalan %45'lik kısmı kurumsal operasyonlarımızdan (kiraladığımız ofisler gibi) ve satın aldığımız mallardan (pazarlama harcamalarımız gibi) kaynaklanıyor. Hizmetimizin izleyicilere ulaşması için Amazon Web Services gibi bulut sağlayıcıları ile iş birliği yapıyor ve içerik teslimat ağımız Open Connect'ten yararlanıyoruz. Bunlar ayak izimizin %5'ini teşkil ediyor.

Üyelerimizin Netflix izlemek için kullandığı internet veri trafiğini veya elektronik cihazları emisyon hesaplarımıza katmıyoruz. İnternet servis sağlayıcıları ve cihaz üreticileri kendi ekipmanlarının tasarımı ve üretimi konusunda operasyonel kontrole sahip*. Bu nedenle bu emisyondan ideal olarak kendileri sorumlu.

Yine de yayın hizmetlerinin ve diğer internet kullanımının ayak izini ölçmek üzere bir konsensüs oluşturan DIMPACT adlı araştırma girişimine katıldık. Bristol Üniversitesi öncülüğündeki bu girişim dâhilinde araştırmacılar, kendi tahminlerimizi doğrulamak üzere kullanılan bir hesaplama aracı geliştirdi ve 2020 yılında bir saat boyunca Netflix izlemekten kaynaklanan ayak izinin 100gCO2'nin altında olacağını hesapladı. Bu, benzinli bir binek arabanın 400 metre yol aldığında ürettiği ayak izine eşit. Bu sonuçlar, eş değerimiz olan şirketlerle aynı çizgide ve bağımsız danışma grubumuz tarafından doğrulandı. Carbon Trust önümüzdeki ilkbaharda bu konuda teknik bir doküman yayınlayacak. Yayın izlemeden kaynaklanan ayak izini daha iyi anlamamız, sektörlerimizin bu ayak izini azaltma çabalarına yön verecek. 

Sürdürülebilirlik Öyküsü

Eğlence perspektifinden baktığımızda sürdürülebilirlik, yaratıcıların bir süredir aktarmaya devam ettiği epik bir öykü. 2020 yılında dünya genelindeki 160 milyon hane Netflix'te, izleyicilerin bu sorunları daha iyi anlamasına yardımcı olan en az bir dizi veya film izlemeyi tercih etti.

Örneğin Nisan 2019'da yayınlamasından bu yana 100 milyon hane Gezegenimiz'i izledi. Dünya'nın sistemleri ve canlılar arasındaki karşılıklı bağımlılığı ele alan belgesel dizisi, diğer ödüllerin yanı sıra iki Primetime Emmy Ödülü kazandı. Dizinin anlatıcılığını ise David Attenborough üstlenmişti. Çeşitli ödüller kazanan Ahtapottan Öğrendiklerim bu ayın başında Oscar'a aday gösterildi.

Attenborough'nun dediği gibi: "Doğaya karşı değil, doğayla birlikte çalışmayı öğrenmeliyiz." Net Sıfır Emisyon + Doğa bizim bu çalışma dâhilindeki ilk girişimimiz. Bizi izlemeye devam edin.

* Bu konuda yayın şirketleri için sera gazı hesaplama rehberi bulunmamaktadır. Sera gazı protokolüne göre, "operasyon kontrol yöntemi" emisyonların hangi şirkete tahsis edileceği konusunda sık kullanılan bir yöntemdir (Protokolün 18. sayfası).

-------------

Emma Stewart, Ph.D. Ekim 2020'den bu yana Netflix Sürdürülebilirlik Yetkilisi görevini sürdürmektedir. Kendisi bu görevi üstlenen ilk kişidir. Stanford Üniversitesinden Ph.D. ve Oxford Üniversitesinden lisans diplomasına sahiptir. Netflix'ten önce World Resources Institute'ta yöneticilik ve tasarım yazılımı sektörünün lideri Autodesk'te Sürdürülebilirlik Çözümleri Departmanının başkanlığını yapmıştır. Ayrıca bu görevi sırasında dünyanın bilim bazlı ilk kurumsal iklim hedefinin yazarları arasında yer almıştır. Bunun yanı sıra Business for Social Responsibility'de Ar-Ge departmanını kurmuştur. Pek çok kitaba katkıda bulunan akademisyen, Berkeley ve Stanford üniversitelerinde "Intrapreneurship for Sustainability" (Sürdürülebilirlik için Kurum İçi Girişimcilik) dersleri vermiştir.

-------------

Sürdürülebilirlik topluluğundan tepkiler

"Netflix'in Sürdürülebilirlik Stratejisi kulağa çok güzel geliyor. Netflix'in şirket faaliyetlerinde olduğu gibi sürdürülebilirlik alanında da devrim niteliğindeki olumlu uygulamalarını görmek bizi mutlu ediyor. Şirket kısa vadede net sıfır gibi iddialı bir hedefe sahip. Ayrıca öykü anlatımı konusundaki süper gücünü insanları eğitmek ve eğlendirmek için kullanıyor." - Christiana Figueres, Birleşmiş Milletler Paris Anlaşması'nın ortak mimarı ve Global Optimism'in ortak kurucusu

"Netflix, sera gazı azaltımı (siyah karbon) ile doğal karbon rezervuarlarının canlandırılmasının (yeşil karbon) bilimsel olarak sağlam bir şekilde nasıl kombine edileceğini tüm dünyaya gösteriyor. Kameranın önünde ve arkasında örnek teşkil ederek sağlayabilecekleri, dönüşüm getirebilecek bu potansiyel değişim bana ilham veriyor." - Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü Direktörü Dr. Johan Rockström

"Konu iklime ilişkin eylem olduğunda film sektörünün bir lidere ihtiyacı var. Dünyayı değiştirmek için bir şirketin öne çıkarak diğerlerini kendine katılmaya teşvik etmesi gerekiyor. Netflix'in bu liderlik rolünü üstlendiğini görmek beni memnun ediyor. Seçimlerimizin dünyayı nasıl etkilediğini açıklayan doğa bilimlerinden ve değişimi nasıl getirebileceğimizi açıklayan sosyal bilimlerden yararlanıyorlar." - Teksas Teknoloji Üniversitesi Doğa Koruma Kürsüsü Başkanı Dr. Katharine Hayhoe

"Netflix bilimle uyumlu şirket içi azaltım hedeflerini doğa temelli, yüksek kaliteli emisyon azaltımı ve bertarafı ile bir araya getiren bir model kullanarak iklim değişikliğine karşı verilen mücadelede başı çekiyor. Ormanlarımızın korunmasının iklim değişikliğine karşı verdiğimiz mücadelede kritik önemde rol oynaması nedeniyle şirketlerin dünyanın en hassas ekosistemlerine yatırım yapması son derece önemli." - Çevre Savunma Fonu, Küresel İklimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kelley Kizzier