Eğlence
16 Kasım 2021Dünya'ya çarpmak üzere olan bir kuyruklu yıldız keşfettiniz ama hiç kimse sizi umursamıyor. Ne yapardınız? Oscar ödüllü Adam McKay'in yazıp yönettiği yeni Netflix komedisi Don’t Look Up, bu konudan yola çıkıyor. Günümüz dünyasının en absürt unsurlarına dikkat çekmek için aykırı bir mizaha başvuran filmde, Oscar ödüllü oyuncular Jennifer Lawrence ve Leonardo DiCaprio başrolleri paylaşıyor. İki ünlü oyuncu, Dünya'yı yok edecek bir kuyruklu yıldızın yaklaşmakta olduğu konusunda insanlığı uyarmak için büyük bir medya turuna çıkmak zorunda kalan iki alt düzey astronomu canlandırıyor. 'Don't Look Up'ın resmi fragmanı bugün ilk kez izleyicilerle buluşurken Lawrence, DiCaprio ve McKay ile filmin ardındaki ilham kaynakları, sette doğaçlama yapma ve yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu hakkında konuştuk.
Filmin ardındaki ilham kaynaklarından bahseder misiniz?
Adam McKay: Sadece zeki ve alaycı olmaktan öte kahkahalarla güldürecek bir film yapmak istiyordum, bu yüzden tüm zamanların en iyilerinden ilham aldım. Ofis Çılgınlığı ve Ahmaklar gibi komediler modern dünyadaki tuhaf yaşam tarzımızı gerçekten iyi yansıtıyor. (Mike Judge'ın bu iki filmi benim için yol gösterici oldu.) Ancak bunun yanında Dr. Strangelove, Şebeke ve Başkanın Adamları gibi filmlerden de esinlendim. Dünyamızı bekleyen bu tür büyük tehditler hakkında bir film yapma fikri daima çok ilginç gelmiştir, ancak hikâyeyi hafif alaycı bir üslupla ele almak istiyordum.
Bu filmi sizin için çekici kılan neydi?
Jennifer Lawrence: Her zaman Adam McKay ile çalışmak istemişimdir, onun büyük bir hayranıyım. Senaryoyu okuduğumda dâhice yazıldığını düşündüm. Belki de şimdiye kadar okuduğum en komik senaryoydu. Bunun böylesine önemli bir mesajı vermenin en etkili yolu olduğuna inanıyorum. İnsanların bilim konusunda birbirleriyle savaşmasına gerek yok. İnsanlığı kurtarmak istiyorsak bu ortak mücadeleyi birlikte yürütmeliyiz.
Leonardo DiCaprio: Adam McKay, uzun zamandır birlikte çalışmak istediğim bir yönetmen. Komediyi son derece önemli konularla birleştirme yeteneği, özellikle bu filmin alt metninde iklim krizine dikkat çekmesi projeyi çekici kıldı. Bu, tüm oyuncuların iş birliği ve doğaçlama yapmasına izin veren biriyle çalışmak için eşsiz bir fırsattı. Adam, herkesin fikrini değerli buluyor. Üstelik bir oyuncu olarak sahneyi uygun gördüğünüz şekilde yorumlamanıza izin veriyor.
Hazırlanma sürecinizden bahseder misiniz?
Lawrence: Amy Mainzer adında muhteşem bir astronomla konuştum. Az sayıda kadın astronom olduğundan onların dünyasını çok merak ediyordum. Bu; Kate'in kişiliğini, nasıl giyindiğini ve kendini nasıl taşıdığını belirlemek açısından önemliydi. Astronomi hakkında da bilgi edinmeye çalıştım ama ne kadarını aklımda tuttum bilmiyorum. Leo, elbette hepsini öğrendi.
DiCaprio: Danışmanımız ve astronomumuz Amy Mainzer ile yüzlerce görüşme yaptım. Sırf bilimsel terimleri ifade edebilmem bile Dr. Randall Mindy'yi canlandırmama müthiş yardımcı oldu. Temelde astronominin ne olduğu, astronom olmanın ne anlama geldiği, astronomların ne aradığı ve bunun benim karakterim açısından önemi hakkında neredeyse Carl Sagan tarzı bilgiler verdi. Karakterime muhtemelen en çok yardımcı olan unsurlardan biriydi.
McKay: Amy inanılmazdı. Bu filmin gerçekten önemli bir bileşeniydi. Senaryodaki bilgileri sürekli teyit ediyordu. Dürüst olmak gerekirse, onsuz başarabileceğimize hiç ihtimal vermiyorum. Hepsinden öte, harika bir mizah anlayışı vardı. Geçen gün filmi izlediğini duydum ve bu onu çok heyecanlandırmıştı. Bir bakıma en çok değer verdiğim tepki bu olabilir. Çünkü bilim insanları bugünlerde büyük bir saldırı altındalar. Filmi izlediğinde neler hissettiğini duymak son derece heyecan vericiydi.
Adam McKay ile çalışmak nasıl bir deneyimdi?
Lawrence: O bir komedi yazarı olduğu için sette sürekli komik fikirler buluyor. Birbiri ardına patlattığı bu komik repliklerle çalışmak son derece eğlenceliydi.
DiCaprio: Anchorman ve Üvey Kardeşler'den beri Adam'ın yaptığı işlere hayranım. Sonrasında Vice gibi filmlerde son derece karmaşık politik konuları ele alsa da, bunların çoğu kurnazca ve zekice kurgulanmış kara mizah öğeleri barındırıyor. Diğer filmlerinde temalar ve üslup bazında oluşturmayı başardığı bu formül, bu filmde bir çok açıdan tam olarak meyvesini veriyor. Bu tür filmlerde çok fazla yer almadığım için Adam bu roldeki komedi unsurlarını dengelemede bana çok yardımcı oldu.
Herhangi bir sahnede doğaçlama yaptınız mı?
Lawrence: Filmde bolca doğaçlama var. Adam bizi hislerimize göre davranmak konusunda oldukça özgür bıraktı.
DiCaprio: Adam ilginç bir şekilde bize her şeyi deneme fırsatı verdi. Böylece daha en başta Jen ve ben karakterlerimizi kamera karşısında geliştirdik. Bunun için de birçok farklı doğaçlama yapıldı. Karakterlerinin gerçekten içine girmeleri konusunda tamamen özgür bırakılan pek çok farklı oyuncu vardı. Böyle muhteşem yeteneklerle birlikte çalışmak inanılmazdı.
McKay: Karakterlerinin duygusal yapısı konusunda tüm oyuncuların harika içgüdüleri var. Doğaçlama sırasında insanların yaptığı en büyük hatalardan biri, karakterlerine uymayan şekillerde davranmaktır. Senaryodaki üslubun fazlasıyla dışına çıkan şeyler yapmaya başlarlar. Onlar gibi büyük oyuncuların en iyi yanı, bu konularda pusulalarının hiç şaşmaması. Gerçeklik algısını asla bozmadılar. Bazıları onların çok dramatik bulabilir ama bu filmdeki tüm oyuncularımız doğaçlama konusunda çok iyiydi. Hemen suya atladılar ve anında yüzmeye başladılar.
Bir örnek verebilir misiniz?
DiCaprio:Bir gün sette yürüyordum ve Tyler Perry ile Cate Blanchett'in sanki yıllardır birlikte çalışıyormuş gibi muhteşem bir talk şov enerjisine sahip olduklarını gördüm. Esprilerden bir çoğunda birlikte doğaçlama yapıyorlardı. Öncesinde ne kadar prova yaptıklarını bilmiyorum ama son derece gerçekçi bir his veriyorlardı. Karakterlerini o kadar benimsediklerini görmek harikaydı.
Birçok sahnede birlikte rol alan Jonah Hill ve Meryl Streep nasıldı?
DiCaprio: 18 yaşımdan beri Meryl ile çalışmamıştım. İnanılmaz bir monoloğu vardı ve onun usta oyunculuğuna tanık olmak gerçek bir lütuftu. Meryl'i daha önce birlikte çalıştığım ve dünyanın en iyi doğaçlama oyuncularından bir olduğunu düşündüğüm Jonah Hill ile aynı sahnelerde izlemek ilham vericiydi. Son derece dengesiz ve güvenilmez liderler olarak canlandırdıkları karakterlerinin hakkını fazlasıyla verdiler. Üstelik Jen'e ve bana film boyunca büyük motivasyon sağladılar.
Neden komedi ve eğlencenin sosyal sorunları iletmek için etkili araçlar olduğunu düşünüyorsunuz?
Lawrence: Film, iklim değişikliği gibi zorlu bir konuyu neşeli ve komik bir şekilde ele alırken hepimizin içindeki utanç verici gerçeklere dikkat çekiyor. Böylece bu konuyu hiç kimsenin birbirini suçlayamayacağı bir ortamda inceleyip ona gülebilme imkânı sunuyor.
McKay: Bu filmin temel amacı, son 2 (veya 20) yılda yaşadığımız deliliğin ardından hep birlikte rahat bir nefes alıp gülebilmemizi sağlamaktı. Korkutucu veya kafa karıştırıcı dönemlerle baş etmenin tek yolunun mizah olduğunu söylemiyorum. Ancak bu filmin hedef kitlesi, böylesine çılgın bir ortamda yaşarken bununla dalga geçmeyi veya temel sorunlardan birkaçının çözülmesini isteyenler. En azından bunu yapamaz mıyız?
Don’t Look Up 10 Aralık'ta sinemalarda ve 24 Aralık'tan itibaren Netflix'te.